Türkiye, yılda yaklaşık 4 milyon ton LPG tüketimiyle Avrupa'nın en büyük ikinci, dünyanın ise ilk on içindeki LPG pazarlarından biridir. Bu hacmin önemli bir bölümünü oluşturan tüplü gaz; mutfakta pişirme, ısınma ve sanayi kullanımıyla milyonlarca haneye ve işletmeye ulaşır. Pazar, dolum ve dağıtım hakkına sahip ana dağıtıcı firmalar ile bunlara bağlı çalışan binlerce yerel tüp bayisinden oluşan çok katmanlı bir yapıdadır. İş klasik olarak “dağıtıcı → bayi → son tüketici” zinciriyle yürür; bayi, aracıyla eve ve işyerine teslimat yaparak dolu tüpü bırakır, boş tüpü geri alır.
Tüpgaz dağıtımını diğer dağıtım işlerinden ayıran en belirgin yan, her teslimatın aynı zamanda bir “takas” olmasıdır: dolu tüp verilirken boş tüp geri alınır ve her tüpün bir depozito değeri vardır. 12 kg mutfak tüpü, 2 kg piknik tüpü ve 45 kg sanayi tüpü gibi farklı kaplar, farklı depozito ve fiyat mantığıyla aynı araçta dolaşır. Satışın büyük kısmı nakit ve kapıda tahsilat üzerine kuruludur; kurumsal ve esnaf müşterilerde ise veresiye/cari hesap yaygındır.
Son yıllarda doğal gaz şebekesinin büyümesi tüplü gaz talebini yapısal olarak baskılamaktadır; bu da bayileri maliyet, fire ve kayıp konusunda çok daha disiplinli olmaya zorlar. Ayrıca mevzuat tarafında tüp güvenliği, dolum ve periyodik muayene kuralları ile tüp izlenebilirliği giderek önem kazanmakta, kaçak dolum ve denetim riskleri bayinin kayıt düzenini kritik hale getirmektedir.
Her tüp ciddi bir depozito değeri taşır. Araçta, bayi deposunda ve müşterilerde dolaşan boş/dolu tüp sayısı düzenli takip edilmezse, kaybolan her tüp doğrudan zarardır ve defter tutmaz.
Müşteri bazında “kaç boş borçlu, kaç depozito ödedi” bilgisi genellikle kafada ya da kağıt üstünde tutulur. İade sırasında anlaşmazlık, eksik/fazla tahsilat ve müşteri şikâyeti bu düzensizlikten doğar.
Gün sonunda nakit, kart ve veresiye satışların araç çıkış-dönüş stoğuyla tutmaması sık görülür. Farkın hangi sürücüde, hangi vardiyada oluştuğunu geç fark etmek tahsilat kaçağına yol açar.
Farklı tüp boyları, kampanya fiyatları, nakit/veresiye ayrımı ve bölgeye göre değişen fiyatlar; elle tutulan kayıtta hata ve kâr kaybı demektir.
Tüp güvenliği, dolum-muayene ve kaçak dolum denetimleri; satış, teslimat ve kap hareketlerinin kayıtlı ve geriye dönük izlenebilir olmasını giderek zorunlu kılar.
Her teslimatta verilen dolu ve alınan boş tüp, kap tipine göre kaydedilir; araç, saha noktası ve depo stoğu anlık güncellenir. “Boş nerede, kaç tane dönmedi” sorusu her an yanıtlanır.
Her müşterinin depozito ve emanet boş kap durumu otomatik tutulur; iade ve tahsilatta anlaşmazlık ortadan kalkar.
Nakit, kart ve veresiye tahsilatları araç stok hareketiyle eşleştirilir; her vardiya ve sürücü için kasa farkı anında görülür, onaya bağlanır.
Sürücü, şebeke olmayan bölgede bile satış, teslimat ve tahsilat girer; bağlantı gelince veriler otomatik eşitlenir. Hiçbir teslimat kayıt dışı kalmaz.
Farklı tüp tipleri, kampanya ve veresiye müşterileri için fiyatlar merkezi tanımlanır; bayi veya şube bazında kârlılık şeffaflaşır.
Operasyonunuza göre uyarlanmış, örnek verilerle bir demo gösterelim. Projeyi birkaç cümleyle anlatın, gerisini biz kuralım.
E‑postanıza projenizin konusunu, hedef tarihi ve kullandığınız sistemleri ekleyin. Bildiğiniz kadarı yeterli.